scorecardresearch

OĞLUMUN ÖĞRETMENİNE MEKTUP-Abraham Lincoln

38 izlenme
KategoriKültür
Eklenme Tarihi 3 yıl önce
DilTürkçe
Açıklama
zaman alacak biliyorum,
fakat eğer öğretebilirsen ona,
kazanılan bir liranın,
bulunan beş liradan
daha değerli olduğunu öğret.
kaybetmeyi öğrenmesini öğret ona ve
hem de kazanmaktan neşe duymayı.
kıskançlıklardan uzaklara yönelt onu.
eğer yapabilirsen,
sessiz kahkahaların gizemini öğret ona.
bırak erken öğrensin,
zorbaların görünüşte galip olduklarını...
eğer yapabilirsen,
ona kitapların mucizelerini öğret.
fakat ona sessiz zamanlar da tanı.
gökyüzündeki kuşların,
güneşin altındaki arıların
ve yemyeşil yamaçlardaki çiçeklerin
ebedi gizemini düşünebilsin.
okulda hata yapmanın,
hile yapmaktan çok daha onurlu olduğunu öğret ona.
ona kendi fikirlerine inanmasını öğret.
herkes ona yanlış olduğunu söylediğinde dahi.
tüm insanları dinlemesini öğret ona,
fakat tüm söylediklerini gerçeğin eleğinden geçirmesini,
ve sadece iyi olanları almasını da öğret.
ona kuvvetini ve beynini en yüksek fiyata satmasını,
fakat hiçbir zaman kalbi ve ruhuna
fiyat etiketi koymamasını öğret.
uğultulu bir insan kalabalığına
kulaklarını tıkamasını öğret ona.
ve eğer kendisinin haklı olduğuna inanıyorsa
dimdik dikilip savaşmasını öğret."
-----------------------------------------------------------------------------
ABD’nin 1809-1865 yıllarında yaşamış 16. başkanı Abraham Lincoln tarafından oğlunun öğretmenine yazılmış mektuptur.
aslı şudur:*

"he will have to learn, i know, that all men are not just, all men are not true. but teach him also that for every scoundrel there is a hero: that far every selfish politician, there is a dedicated leader.

teach him that for every enemy there is a friend. it will take time, i know a long time, but teach, if you can, that a dollar earned is of more value than five of found.

teach him, to learn to lose... and also to enjoy winning. steer him away from envy, if you can, teach in the secret of quiet laughter.

teach him, if you can the wonder of books... but also given quiet time wonder the eternal mystery of birds in the sky, bees in the sun, and flowers on the green hillside.

in a school, teach him, it is far more honorable to fail than to cheat.

teach him to have faith in his own idea, even if anyone else tells him they are wrong.

teach him to be gentle with gentle people and tough with tough.

teach him to listen to all men... but teach him also to filter all he hears on a screen of truth, and take only the good one that comes through.

teach him, if you can how to laugh when he is sad. teach him there is no shame in tear.

teach them to sell his brawn and brain to the highest bidder but never to put a prize tag on his heart and soul.

teach him gently, but do not cuddle him, because only the test of fire makes the fine steel.

teach him always to have sublime faith in himself because then he will always have some sublime faith in mankind.

these are big orders, but see what you can do. he is such a fine fellow, my son..."
------------------------------------------
birebir tercümesi daha çok şu şekildedir:*

"öğrenmesi gerekli biliyorum; tüm insanların dürüst ve adil olmadığını,
fakat şunu da öğret ona:
'her alçağa karşı bir kahraman, her bencil politikacıya karşı kendini adamış bir lider vardır.'
her düşmana karşı bir dost olduğunu da öğret ona.
zaman alacak biliyorum, fakat eğer öğretebilirsen, kazanılan bir doların, bulunan beş dolardan daha değerli olduğunu öğret.
kaybetmeyi öğrenmesini öğret ona ve kazanmaktan neşe duymayı.
kıskançlıktan uzaklara yönelt onu.
eğer yapabilirsen, sessiz kahkahaların gizemini öğret ona.
bırak erken öğrensin, zorbaların görünüşte galip olduklarını.
eğer yapabilirsen; ona kitapların mucizelerini öğret.
fakat ona; gökyüzündeki kuşların, güneşin yüzü önündeki arıların ve yemyeşil yamaçtaki çiçeklerin ebedi gizemini düşünebileceği zamanlar da tanı.
okulda hata yapmanın, hile yapmaktan çok daha onurlu olduğunu öğret ona.
ona kendi fikirlerine inanmasını öğret, herkes ona yanlış olduğunu söylediğinde dahi.
nazik insanlara karşı nazik, sert insanlara karşı sert olmasını öğret ona.
herkes birbirine takılmış bir yönde giderken, kitleleri izlemeyecek gücü vermeye çalış oğluma.
tüm insanları dinlemesini öğret ona, fakat tüm dinlediklerini gerçeğin eleğinden geçirmesini ve sadece iyi olanları almasını da öğret.
eğer yapabilirsen üzüldüğünde bile nasıl gülümseyebileceğini öğret ona.
gözyaşlarında hiçbir utanç olmadığını öğret.
herkesin sadece kendi iyiliği için çalıştığına inananlara dudak bükmesini öğret ona ve aşırı ilgiye dikkat etmesini.
ona, kuvvetini ve beynini en yüksek fiyata satmasını fakat hiçbir zaman kalbine ve ruhuna fiyat etiketi koymamasını öğret.
uğuldayan bir insan kalabalığına kulaklarını tıkamasını öğret ona ve eğer kendisinin haklı olduğuna inanıyorsa dimdik dikilip savaşmasını öğret.
ona nazik davran ama onu kucaklama.
çünkü, çeliği ancak ateş saflaştırır. bırak sabırsız olacak kadar cesaretine sahip olsun, bırak cesur olacak kadar sabrı olsun.
ona her zaman kendisine karşı derin bir inanç taşımasını öğret.
böylece insanlığa karşı da derin bir inanç taşıyacaktır.
bu, büyük bir taleptir, ne kadarını yapabilirsin bir bakalım.
o ne kadar iyi, küçük bir insan. oğlum.."
#ABRAHAMLİNCOLN